Esmaül Hüsna ( Allahın İsimleri )
| Allah |
|
Bütün ilahlık vasıflarını Kendisinde toplayan tek İlah. |
| Rahmân |
الرحمن
|
Ezel`de bütün yaradılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran; Sevdiğini sevmediğini ayırdetmiyerek bütün mahlûkatını sayısız nimetlere garkeden… Hayatları için lüzumlu olan bütün rızıkları veren…Farz namazlarının ardından 100 defa Ya Rahman ismini zikreden; Allah’ın rızasını kazandığı gibi, Allah’ın nimetleri de ona sunulur. 40 gün riyazet halinde 1000 defa Ya Rahman ismini zikredenin kalp gözü açılır. 5 Vakit namazların ardından 2500 defa Ya Rahman ismini zikreden, her olaydan haberdar olur. Olay olmadan haberi olur. Er Rahman ismini; misk, safran, gül suyu karışımı mürekkep ile kağıda yazıp üzerinde taşıyan; insanlar arasında sevgi, saygı görür. Günde 290 defa zikredenin her arzusu gerçekleşir. |
| Rahîm |
الرحيم |
Merhamet eden.Pek ziyade merhamet edici; Verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük ve ebedî nimetler vermek suretiyle mükâfatlandırıcı… Rahmân ism-i şerîfinden Allah Teâlâ`nın ezelde bütün mahlûkatı için hayır ve rahmet irade buyurduğu anlaşılır. Rahîm ism-i şerîfi ise mahlûkatı arasında irade sahipleri hususan mü`minler için rahmet-i İlâhiyyenin tecellisini ifade eder |
| Adil |
|
Adil olan. |
| Afüv |
العفو |
Kusurları affeden. |
| Âhir |
الآخر |
Son. |
| Alîm |
العليم |
Bilen. |
| Aliyy |
العلي |
Üstün. |
| Azîm |
العظيم |
Çok yüce. |
| Azîz |
العزيز |
En değerli. |
| Bâis |
الباعث |
Benzerleri arasından ‘seçip ortaya çıkaran’. |
| Bâkî |
الباقي |
Sonsuz. |
| Bâri |
البارئ |
Farklı nitelik ve niceliklerle yaratan. |
| Basîr |
البصير |
Gören. |
| Bâsit |
الباسط |
Ferahlatan. |
| Bâtın |
الباطن |
Gizemli. |
| Bedî |
البديع |
Başka bir örneği olmaksızın yaratan. |
| Berr |
البَرّ |
İyilik kaynağı. |
| Câmi |
الجامع |
Toparlayan. |
| Cebbâr |
الجبّار |
Zorlu. |
| Celîl |
الجليل |
Muhteşem. |
| Dâr |
الضار |
Darlaştıran. |
| Evvel |
الأوّل |
İlk. |
| Fettâh |
الفتّاح |
Açan. |
| Gaffâr |
الغفّار |
Bağışlayıcı. |
| Gafûr |
الغفور |
Günahları affeden. |
| Ganî |
الغني |
Zenginlik kaynağı. |
| Habîr |
الخبير |
Bilinçli. |
| Hâdî |
الهادي |
Rehber. |
| Hâfıd |
الخافض |
Perişan eden. |
| Hafîz |
الحفيظ |
Tek Koruyucu. |
| Hakem |
الحكم |
Hikmetli. |
| Hakîm |
الحكيم |
Hüküm veren. |
| Hakk |
الحقّ |
Tek gerçek. Mutlak hakîkat. |
| Hâlik |
الخالق |
Yaratıcı. |
| Halîm |
الحليم |
Nezâket sahibi. |
| Hamîd |
الحميد |
Övgüye layık. |
| Hasîb |
الحسيب |
hesâba çeken. |
| Hayy |
الحيّ |
Hayatın tek kaynağı. |
| Kābid |
القابض |
Daraltan. |
| Kādir |
القادر |
İktidarlı olan. |
| Kahhâr |
القهّار |
Kahreden. |
| Kaviyy |
القويّ |
Kuvvetli |
| Kayyûm |
القيّوم |
Kendine yeten. |
| Kebîr |
الكبير |
Tek büyük. |
| Kerîm |
الكريم |
Cömert. |
| Kuddûs |
القدّوس |
Her türlü hatâ, gaflet ve âcizlikten, eksiklikten uzak, mutlak kemâl sâhibi |
| Latîf |
اللطيف |
Detaylara hâkim olan. |
| Mâcid |
الماجد |
Ulu ve cömert, şânı yüce anlamlarını taşımaktadır. Kadri ve şânı büyük, kerem ve müsamahası bol. |
| Mâlik-ül Mülk |
مالك الملك |
Varlığın tek sâhibi. |
| Mâni |
المانع |
Engel olan. |
| Mecîd |
المجيد |
Haşmetli. |
| Melik |
الملك |
Efendi, Kral. |
| Metîn |
المتين |
Kararlı. |
| Mu’ahhir |
المؤخّر |
Geri bırakan, Yavaşlatan. |
| Mucîb |
المجيب |
İcâbet eden. |
| Muğnî |
المغني |
Zenginliğin tek kaynağı. |
| Muhsin |
المحسن |
Çokça veren, sonsuz düşünülse bile herşeyin sayısını her yönüyle bilen |
| Muhyî |
المحيي |
Dirilten, canlandıran ve hayat veren |
| Muîd |
المعيد |
Yarattıklarını yok edip,sonra tekrar diriltecek olan |
| Muiz |
المعز |
İzzet ve ikrâm edici, şeref sâhibi |
| Mukaddim |
المقدّم |
Herşeyden önce olan, dilediğini öne alan; dilediğine maddî ve manevî nimetler verip yükselten, öne geçiren |
| Mukît |
المقيت |
Rızıkları yaratan, bilen, tâyin eden, her yaratılmışın rızkını veren. |
| Muksit |
المقسط |
Bütün işlerini dengeli yapan |
| Muktedir |
المقتدر |
Kudretli. |
| Musavvir |
المصور |
Yaratmış olduğu varlıkların şekillendiren ve durumlarını tâkdir eden |
| Mübdî’ |
المبدىء |
Hiç yoktan ortaya koyan, vâreden, yaratan |
| Müheymin |
المهيْمن |
Görüp gözeten, herşeye şâhit olan, herşeyi koruması altına alan, onları muhâfaza edip saklayan |
| Mü’min |
المؤمن |
Îmân ve güven veren, her türlü şüphe ve tereddütleri kaldıran |
| Mümît |
المميت |
Öldüren, ölümü her canlıya tâkdir edip bunu uygulayan |
| Müntakim |
المنتقم |
Cezaları Hakkıyla uygulayan. |
| Müteâli |
المتعالِ |
Yüksek ve yüce varlık |
| Mütekebbir |
المتكبّر |
Hâkimiyet ve kudret sahibi. |
| Müzil |
المذل |
Lâyık olanları zillete düşüren, zelîl kılan, onları hor ve hakîr eden |
| Nâfi |
النافع |
Hayr ve menfaat verecek şeyleri yaratan, faydalandıran. |
| Nûr |
النور |
Nurun tek kaynağı. |
| Râfi |
الرافع |
Yücelten. |
| Rakîb |
الرقيب |
Kontrol eden. |
| Ra’ûf |
الرؤوف |
Çok şefkat ve merhamet gösteren, çok esirgeyen, kolaylık sağlayan |
| Reşîd |
الرشيد |
Bütün âlemleri dosdoğru bir nizam ve hikmetle âkıbetine ulaştıran |
| Rezzâk |
الرزّاق |
Bütün yaratıkların rızıklarını veren |
| Sabûr |
الصبور |
Çok sabırlı olan, isyankârlardan acele intikam almayan |
| Samed |
الصمد |
Hiçbir şeye muhtaç olmayan, tüm canlıların ihtiyaçlarını gideren ve her türlü istekte doğrudan kendisine başvurulan |
| Şehîd |
الشهيد |
Herşeye şâhit olan, herşeyi hakkıyla gören, bilen ve muâmelesini de buna göre yapan |
| Şekûr |
الشكور |
Şükre lâyık olan |
| Selām |
السلام |
Emniyet ve güvence kaynağı. |
| Semî |
السميع |
İşiten, işitme duyusunun kaynağı. |
| Tevvâb |
التوّاب |
Tövbeleri çok kabul eden, tövbe kapısını açık tutarak tövbe etme imkânı veren |
| Vâcid |
الواجد |
Vârolan ve herşeyi vâreden, icâd eyleyen; varlığı kendinden olan; dilediğini istediği anda var edip yaratan |
| Vâhid |
الواحد |
Birliğin mutlak kendisi.. |
| Vâlî |
الوالي |
Yardım eden, destek veren, işleri düzenleyen, yöneten |
| Vâris |
الوارث |
Bütün servetlerin gerçek sâhibi |
| Vâsi |
الواسع |
Bağışlaması bol ve rahmeti çok olan |
| Vedûd |
الودود |
Seven ve sevilen. |
| Vehhâb |
الوهّاب |
Karşılıksız veren |
| Vekîl |
الوكيل |
Kendisine güvenle dayanılabilecek olan. |
| Velî |
الولي |
Beraber, yakın olan. |
| Zâhir |
الظاهر |
Varlığı âşikâr olan. |
| Zülcelâl-i vel-İkrâm |
ذو الجلال والإكرام |
Şan ve Yücelik sahibi. |

